Konu içeriğindeki ikonik sikke [Hicri 77. yıl / 685-705], siyasi bir hanedan adına darb edilmek yerine İslam dininin ilkelerini anlatan ilk sikke [dinar] örneğidir. Sikkenin ön yüzündeki lejantta Allah'ın eşsiz doğası belirtilirken, kenar notunda ise Muhammed'in Allah'ın elçisi olarak bu inancın yayılmasından sorumlu olduğu ifade edilmektedir. Arka yüzdeki lejant, İsa'nın Allah'ın oğlu olarak bedenlenmesini dışlayarak bu durumu daha da genişletmektedir. Kenar notu, sikkenin Emevi hükümdarı adına değil, Allah adına darb edilmiş olduğunu vurgular ve yeni Hicri dönemde darb edildiği tarihi gösterir.
Sikke [dinar] üzerindeki lejantlar, ön yüzünde İsa'nın, arka yüzünde ise haç tutan imparatorun resminin yer aldığı Bizans imparatoru Justinian II'nin Bizans altın solidus sikkesine karşı güçlü bir yanıt niteliğindedir [bkz. alttaki Bizans sikkesi].
Abdülmalik İbn Mervan döneminde darb edilen Dinar kategorisindeki sikkenin ön yüzünde üç satır halinde La İlâhe İllallâhu Vahdehu La Şerîke Leh - Allah'tan başka ilah yoktur ve O birdir; O'nun ortağı yoktur lejantı yer alır. Dış kenarda Tevbe Suresi 33. Ayet Tefsiri yer alır; O, müşrikler hoşlanmasalar da dinini bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayet ve hak din ile gönderendir.
Sikkenin arka yüzünde ortada üç satır halinde Allah birdir; Allah ebedidir, mutlaktır; doğurmayan ve doğurulmayandır lejantı yer alır. Dış kenarda ise Allah'ın adıyla bu dinar Hicretin yetmiş yedinci yılında darb edilmiştir lejantı yer alır.
Hicri 77. yılda darb edilen örnek altın dinar, İslam tarihinde belirleyici bir dönüm noktasıdır. Bizans solidusunun [altın sikke] Bizans İmparatorluğu dışında kullanılmaması gerektiğine dair bir kural olmasına rağmen, imparatorluk sınırları dışında Bizans solidusunun kullanıldığı sınırlı bir ticaret vardı. Bu solidus sikkeler, imparatorluk içindekiler gibi sık sık yeniden darb edilmediği için hızla yıpranıyordu. Milattan sonra 7. yüzyılın sonlarına doğru, beşinci Emevi halifesi Abdülmalik ibn Mervan, ağırlığı yalnızca 4 grama denk gelen, ancak o dönemde dolaşımda olan yıpranmış solidusların ağırlığıyla eşleşen Arapça solidi kopyaları [dinarlar] darb ettirmeye başladı.
Bu Bizans solidus nüshaları ilk başta Bizans lejantlarını ve ikonografisini taşıyordu, ancak ön ve arka yüzlerinde herhangi bir Hristiyan sembolü bulunmuyordu. Örneğin Abdülmalik İbn Mervan dönemi alttaki Bizans sikkesi Bizans İmparatoru Heraklius'u taklit eden Hristiyanlıktan arındırılmış tiptir.
Lejantların yerini kısa süre sonra Arapça lejantlar aldı; bu da İslam dininin devlet dini haline geldiği ana tanıklık etmektedir. Hicri 77 yılında Abdülmalik ibn Mervan para basımını yeniden düzenledi ve Müslüman paraları için standart model haline gelecek olan ilk örneği çıkarmıştır. Hicri 77 yılı Dinarı'nda sadece değer ve basım tarihi, Kelime-i Şehadet ve Kur'an-ı Kerim'den ayetler yer almaktadır.
Bu yeni tipler, Emevi dönemi boyunca kayda değer bir değişiklik olmaksızın kullanıldı; sikkeler, günümüzdeki modern sikkeler gibi, basım yılını da taşıyan, yeni ve dikkatlice kontrol edilen 4,25 gramlık bir standarda göre darb edilmiştir. Bu sikke darbları büyük bir dönüm noktasıydı; yöneticilerin resimlerinin Kur'an ayetleriyle değiştirilmesi, İslam İmparatorluğu'nun ölümlü insanlar tarafından değil, Allah tarafından yönetildiğini vurguluyordu.
Sikke [dinar] üzerindeki lejantlar, ön yüzünde İsa'nın, arka yüzünde ise haç tutan imparatorun resminin yer aldığı Bizans imparatoru Justinian II'nin Bizans altın solidus sikkesine karşı güçlü bir yanıt niteliğindedir [bkz. alttaki Bizans sikkesi].
Abdülmalik İbn Mervan döneminde darb edilen Dinar kategorisindeki sikkenin ön yüzünde üç satır halinde La İlâhe İllallâhu Vahdehu La Şerîke Leh - Allah'tan başka ilah yoktur ve O birdir; O'nun ortağı yoktur lejantı yer alır. Dış kenarda Tevbe Suresi 33. Ayet Tefsiri yer alır; O, müşrikler hoşlanmasalar da dinini bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayet ve hak din ile gönderendir.
Sikkenin arka yüzünde ortada üç satır halinde Allah birdir; Allah ebedidir, mutlaktır; doğurmayan ve doğurulmayandır lejantı yer alır. Dış kenarda ise Allah'ın adıyla bu dinar Hicretin yetmiş yedinci yılında darb edilmiştir lejantı yer alır.
Hicri 77. yılda darb edilen örnek altın dinar, İslam tarihinde belirleyici bir dönüm noktasıdır. Bizans solidusunun [altın sikke] Bizans İmparatorluğu dışında kullanılmaması gerektiğine dair bir kural olmasına rağmen, imparatorluk sınırları dışında Bizans solidusunun kullanıldığı sınırlı bir ticaret vardı. Bu solidus sikkeler, imparatorluk içindekiler gibi sık sık yeniden darb edilmediği için hızla yıpranıyordu. Milattan sonra 7. yüzyılın sonlarına doğru, beşinci Emevi halifesi Abdülmalik ibn Mervan, ağırlığı yalnızca 4 grama denk gelen, ancak o dönemde dolaşımda olan yıpranmış solidusların ağırlığıyla eşleşen Arapça solidi kopyaları [dinarlar] darb ettirmeye başladı.
Bu Bizans solidus nüshaları ilk başta Bizans lejantlarını ve ikonografisini taşıyordu, ancak ön ve arka yüzlerinde herhangi bir Hristiyan sembolü bulunmuyordu. Örneğin Abdülmalik İbn Mervan dönemi alttaki Bizans sikkesi Bizans İmparatoru Heraklius'u taklit eden Hristiyanlıktan arındırılmış tiptir.
Lejantların yerini kısa süre sonra Arapça lejantlar aldı; bu da İslam dininin devlet dini haline geldiği ana tanıklık etmektedir. Hicri 77 yılında Abdülmalik ibn Mervan para basımını yeniden düzenledi ve Müslüman paraları için standart model haline gelecek olan ilk örneği çıkarmıştır. Hicri 77 yılı Dinarı'nda sadece değer ve basım tarihi, Kelime-i Şehadet ve Kur'an-ı Kerim'den ayetler yer almaktadır.
Bu yeni tipler, Emevi dönemi boyunca kayda değer bir değişiklik olmaksızın kullanıldı; sikkeler, günümüzdeki modern sikkeler gibi, basım yılını da taşıyan, yeni ve dikkatlice kontrol edilen 4,25 gramlık bir standarda göre darb edilmiştir. Bu sikke darbları büyük bir dönüm noktasıydı; yöneticilerin resimlerinin Kur'an ayetleriyle değiştirilmesi, İslam İmparatorluğu'nun ölümlü insanlar tarafından değil, Allah tarafından yönetildiğini vurguluyordu.